13 Ağustos 2016 Cumartesi

BEN BİR RÜYA GÖRDÜM !


         En son ne zaman bir rüya gördünüz? En son hangi rüya sizi çok etkiledi? Hiç bir rüyanın anlamını merak ettiniz mi? Ya da rüya tabirleri okur musunuz? Gördüğünüz rüyaların hayatınızdaki yeri ne kadar? Ve yaşamınızı hiç etkiledi mi? Ne kadar önemsiz gibi dursada rüyalar hayatımızın bir parçası, yani benim için öyle çünkü:

         Bir şeyleri hatırlamak konusunda nasılsınız? Mesela benim 3-4 yaşımdan hatırladığım anılarım var, belli belirsiz hatırladığım 2 yaş hatıralarım var. Peki 4'den sonrası, ayrıntısıyla anlatabilirim. Bununla yaşamak biraz zor çünkü yaşım ilerledikçe hatırlamam gereken şeyler artıyor ve bu beni biraz yoruyor. İşte bu hatırladığım anılar arasında belki de binlerce rüya vardır; bazıları çok net, bazıları buğulu.. Ben aralıksız her gün rüya hatta rüyalar gören biriyim, önceleri bundan biraz etkilensemde artık rüyada rüya gördüğümü anlayabiliyor ve sevmediğim rüyalardan uyanabiliyorum, bu nedenle bu kadar çok rüya görmeyi sorun etmiyorum artık.
         Gördüğüm rüyaların anlamlarını ister istemez merak ediyorum. Eskiden daha çok etkilendiğim için anlamlarını araştırıp anlamaya çalışırdım fakat bir süre sonra sonunun gelmeyeceğini ve anlamlarına bakmanın bana hiçbir şey katmadığını gördüm. Ve en etkili rüyaların bile anlamlarını merak etmez oldum ama tabii bu beni onları düşünmekten alıkoymadı, kendimce düşünüp çıkarımlar yaptım ya da sadece düşündüm.
         Rüyayı görme anım ile uyanma anımın arası çok kısa geliyor bana, sanki uyanmadan 1 sn önce rüya bitmiş gibi ama uykumun ortasında bile görsem, uykumun rüyadan sonrasında bir şey olmadığı için, en son rüyayı hatırlayan beyin daha yeni olduğunu düşünüyor, bence böyle oluyor. Yani uyanır uyanmaz bir rüyadan uyanmış hissediyorum, etrafıma iyice bakıyorum, dünyada olduğuma ve rüyadan çıktığıma emin olup, rüyamı düşünüyorum ve yataktan kalkıyorum. İşte benim için sıradan bir uyanış böyle oluyor.
         Bilimsel pek çok yazı okudum rüyalar hakkında, bilimin ilgilendiği ve farklı yaklaşımlarla açıklayıp tam çözemediği bir konu rüya görmek. Bu nedenle onlar hep gizemli ve bence beynin bu hikayeleri kurgulayabilip uyku anında bize göstermesi fazlaca büyülü ve olağanüstü!
         Tüm bunları yazıyor olmamın ana sebebine gelirsek bu, gördüğüm bir rüya! Ben bu sabah yine bir rüyalar zinciri ile güne uyandım ve sonuncusu beni uzun uzadıya düşündürdü hatta kendi kendime bir anlam da çıkardım, bu beni fazlasıyla mutlu etti, nadir yaşadığım bir durum olduğu için sizlerle paylaşmak istedim, işte o rüya:
         Arkadaşlarıma bir harita gösterdim, harita dedemin evinin çevresini gösteren bir haritaydı. Haritada bolca akarsu, göl, nehir gibi oluşumlar vardı ve ben ilk kez bu haritaya baktığımı hissettim çünkü dedemler su sıkıntısı çekiyorlardı(gerçekten çekiyorlar) Bunu düşünüp 'Nasıl olur?' dedim, 'Bu kadar su var ve onlar nasıl ulaşamaz?' Sonra haritada ki yerlere gitmeye karar verip tek başıma orada yaşayanlarla konuşmaya gittim. Gittiğimde hava yağmurluydu, rüzgarlar esiyordu ve şehirde hiç kimse yoktu, sonunda 4 genç ile karşılaştım ve onlara: 'Buralarda su var mı?' dedim, cevap vermediler ama alaylı alaylı güldüler. Sonra içlerinden biri bağırdı: 'Kaçııııın!' Kafamı çevirdiğimde karşıdan üstümüze doğru gelen bir su gördüm, adeta bir tsunami gibiydi. Halk bunu daha önce yaşamış olacak ki hemen 'Şuraya gitmeliyiz' dediler; 'Her yağmur yağdığında başımıza bu gelir!'. Onlarla birlikte koştum, hep daha yükseğe tırmanmaya çalışıyorduk, daha yükseğe, daha yükseğe, durmadan tırmandık, hala daha yükseği vardı, daha yüksek bir yer hep vardı, en yükseğine geldik sanıyordum ama daha yükseği oradaydı. Tırmandık, tırmandık ve sonunda durduk, baktım ve çevremizde ki daha yüksek yerleri gördüm, yanımdaki genç çocuğa 'Neden durduk, bak orası daha yüksek, alçaktayız!' dedim, bana şöyle dedi: Senin yüksek anlayışın kendini alçakta görmene sebep oluyor, biz yeterince yüksekteyiz.' bu söz kulağımda yankılandı, şok etkisi yarattı, kesinlikle daha yükseğe çıkmayı düşünüyorken şimdi tamamen vazgeçmiştim, olduğum yerde duruyordum ve de hiç korkmuyordum. Rüya olduğunu da biliyordum, ölmeyeceğimi de biliyordum ama o anı kesinlikle yaşamak ve daha yükseğe çıkmak istiyordum ama işte durmuştum. Bulunduğum yer kesinlikle alçak görünüyordu, yanımızda ki yoldan 1 metre yukarıda bir duvarın üstündeydik ve bana göre sadece 1 metre yükselmiştik, anlayamıyordum ama çocuğun sözü beni çok etkilemişti, gitmeyi düşünmüyordum, kalacaktım ve de kaldım. Sular geldi ve bize değmeden gitti sonra bu 4 genç şen kahkahalarla bana bir şey söylemeden koşarak gittiler, yapayalnız kalmıştım. Sonra çevremi inceledim, tehlike geçmişti ve yola inebilirdim, indim ve nerede olduğuma baktım ve gördüğüm şey karşısında dilim tutulmuştu; ben çok çok yüksek dağlardan daha yüksek bir dağın eteklerindeydim, dağın zirvesine ulaşmak istediğimden bunu fark edememiştim. Duvarın yere olan yüksekliğini ölçüp 1 metre yüksekte olduğumu sanmıştım ama aslında çok yüksek bir yerdeydim. Sonra bulunduğum dağın zirvesine baktım ve ileride daha yüksek dağlar olduğunu gördüm. Anladım ki eğer daha yükseği için koşmaya devam etseydim yolum hiç bitmeyecek ve en yükseğine hiç ulaşamayacaktım, o gencin sözü tekrar ve tekrar kulaklarımda çınladı..
             İşte bu, bugüne uyanış rüyam, beni fazlasıyla düşündürdü çünkü buradan çıkarılacak kocaman bir öğüt var bana göre! İnsanlar hep daha fazlasını istiyor; malın fazlasını, güzelliğin fazlasını, paranın fazlasını, sevginin fazlasını, her şeyin fazlasını. Daha fazlasına ulaştığında ise bir üstteki yüksekliğe göz dikiyor, kendini hala dipte görüyor, bulunduğu yüksekliğin tadını çıkaramıyor. Daha çoğuna, daha iyisine ulaşma isteği onu kör ediyor ve anı yaşayamadan ömrü bitiyor.
            Ben 22 yaşındayım ve dolayısıyla yeni bir hayat kurma telaşı içindeyim, ne olacağını hiç bilmiyorum, bazen bu belirsizlik beni üzüyor, bazen istediklerime kavuşamayacağımı düşünüp hayal kırıklıkları yaşıyorum, hep aklımın bir köşesinde hayatımın geri kalanı ve ona dair planlarım var. Ama tüm bunlar olurken hiç durup şu andaki bana bakmıyorum, nerede olduğumu düşünmüyorum. Kendimi ulaşmak istediğim benin yanında bir hiç gibi görüyorum. Peki ama neden? Neden daha iyisi olmak zorundayım ki? Şu an yeterince yüksekte değil miyim? Bunu kim belirliyor? Ve toplum için yükseklik algısı cidden ne? Bu üstüne düşünmem gereken önemli bir konu..
           Buğulu rüyalar, net rüyalar, beni en çok etkileyen rüyalar.. Sanırım bu gördüğüm üçüncüsüne eklenecek. Arada o gencin sözünü hatırlayıp kendime bakacağım; hayır kesinlikle yola değil, çevreme!!
           Hoş kalınız..

2 yorum:

  1. Çocukların sözlerinden sonra bile olsa daha yükseğe çıkmaman o kadar önemli o kadar anlamlı bir şey ki...

    Uykunun ortasında rüya diye bir şey yok. Yani bugünkü bilimde uzun süredir açığa çıkardıkları kadarıyla yok. Rüya zaten uykunun tam uyanmadan önceki evresinde beyninin yarattığı elektriksel veriler. Benim deneyimlediğim de bu şekilde. O ortada gördüğüm sandıklarımın da uyandığımı hatırlamadıklarım olduklarını anladım çünkü. Mesela uyanıyorum, rüya görmüşüm, erkek arkadaşımı aramışım, konuşmuşuz, tekrar uyumuşum, sabah uyanmışım. Uykumun ortasında gördüğümü sandığım rüya hariç hiçbirini hatırlamıyorum. Konuştuk diyor, yok hatırlamıyorum da ona da inanmıyorum. Telefona bakıyorum konuşmuşuz gerçekten.

    Rüyalar çok acayip. Benim de çeşit çeşit rüyam oluyor. Böyle hayatımda önemi olanlar, film sahnesi ya da hikaye ilhamı olanlar, sanki gelecekten titreşimler veriyor gibi hissettirenler.
    Dream atlas tutmaya başladım ben de. Eskiden sadece hikaye değeri olanları yazıyordum. Bazılarını gördüğüm gibi bazılarını hikaye formatında değiştirerek. Şimdi hepsini yazıyorum, bir de dream atlas için cevaplanacak soruları yazıyorum. Uyandığında ne hissettiğin, hangi kategoriye koyduğun gibi.
    Rüyaları çözen insan beynini de çözmüş olacak galiba :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilim dünyasının cidden net ve kanıtlanmış bir açıklaması yok bu konuda, bende hissettiğimi yazdım bu yüzden :)
      Dream atlas adında birşey olduğunu bilmiyordum, ben de çok etkisi altında kaldıklarımı günlüğüme yazıyordum. Ama rüyaları yazmak oldukça eğlenceli olur gibi geldi şimdi, ben de Dream atlas tutmak istiyorum! Çok fazla rüya gören biri için çok güzel bir şey bu bence!
      Evet, rüyaları gördüren beynimiz olduğu için, hepsi yaşamımızdan şeyler ve onları çözmek ile beyni çözmek arasında mutlak bir bağlantı var! ^^

      Sil